





![]() | bugün | 84 |
![]() | dün | 229 |
![]() | bu hafta | 496 |
![]() | bu ay | 2214 |
![]() | tümü | 865004 |














Günümüze kadar Osmanlı Tokadı diye bir gücü temsil eden bir olgudan bahsedilirdi. Bu bir gerçek idi. Bu tokadın gücü bütün dünya tarafından bir zamanlar bilinirdi.
Günümüzde de bu ifadeyi kullanmaktan memnuniyet duymaktayız. Hatta o kadar gurur duyuyoruz ki filimlerimize bile konu edilmiştir. Şimdi ise muhterem denen bir zat tarafından Yeniçeri Tokadı ifadesi kullanılmaktadır. Dersaneler gündem oluşturduğu zaman Fethullah GÜLEN bir beyanatında " Şöyle bir Yeniçeri tokadı şaplatacaksın" diyor. Aslında darbe yapmak için talimat veriyor da aval aval bakılıyor. Tarih okuyanlar bilirler ki Yeniçeriler Osmanlının askerleri idiler. Devşirme idiler. Bektaşı ağırlıklı idiler. Hatta toplantılarını dahi bektaşı dergahlarında yapabiliyorlardı. Otuz altı padişahın on bir tanesini tahttan indirecek entrika ve güçte idiler ve indirdiler. Son dönem Osmanlı padişahlarının bu yeniçeri ocağını kaldırabilmek için ne kadar uğraştıklarını , bin türlü güçlüklerle kaldırabildiklerini tarih okuyanlar bilir. Ülkemizde mütedeyyin müslümanların tarih bilgileri olsa Yeniçeri tokadı ifadesinin ne olduğunu, ne anlama geldiğini anlamaları kolay olurdu. Bu gün bu ifadenin kullanılabilmiş olmasının altında bazı gerçeklerin olabileceğini anlamak zor olmasa gerektir. Hem de öğrenci evleri, dersanelerin tartışmalarının yapıldığı bir zamana tesadüf etmesi anlam çıkarmaya daha da önem kazandırmaktadır. Kimin kimden yana olduğunu, kimin kimin dostu olduğunu, kimin kimin düşmanı olduğunu anlamak için biraz geriye bakmak gerekmekte olduğuna inanıyorum. Biraz tarih okumamız gerekmekte olduğuna inanıyorum. Kurtların kuzu postlarına bürünerek kuzu olabileceklerine inanılmaması lazimdir. Bu ülkemizin kurulmasına en büyük katkıları olan Mustafa Kemal Atatürk bir bilim adamı değildi. O bir askerdi ama okumuş olduğu dört binden fazla kitabın çoğunun tarih kitabı olduğu için bir idealı olmuştur. Bu idealini Türkiye Cumhuriyeti olarak gerçekleştirmiştir. Onun kurduğu bu devlete o gün düşman olanlar ,o gün onunla savaşanlar bu günde değişik kalıplar altında düşmandırlar ve mücadalalarini devam ettirmektedirler. O gün bu ülkeyi mücadale vererek kuran inançlı insanların nesillerinin ne yazık ki bu gün inançlı torunları yıkmaya çalışmakta olduğuna inanıyorum. Ey müslüman olan imamlar...Kur'anın büyük bir kısmının ibret almamız için tarihle ilgili olduğunu biliyorsunuz da neden geçmiş tarihimizi okuyup, anlayıp müslüman cemaatınıza anlatmıyorsunuz. Bilmiyormusunuz ki geçmişten ibret almayanın işi geleceğe ibret olmaktır. Yok öyle yağma,
En güzel unvanı taşı,
Unutma gel her aybaşı,
Sok kartı al maaşı,
Bu mu imamların işi ?
K.H. 13 Kasım 2013
(Allah Rasûlü) “Din nasihattır/samimiyettir” buyurdu. “Kime Yâ Rasûlallah?” diye sorduk. O da; “Allah’a, Kitabına, Peygamberine, Müslümanların yöneticilerine ve bütün müslümanlara” diye cevap verdi.
Müslim, İmân, 95.
Kendisine dua ettiği zaman zorda kalmışa cevap veren ve başa gelen kötülüğü kaldıran, sizi yeryüzünün halifeleri kılan kimdir. Allah ile birlikte başka ilâh mı var!? Ne kadar az düşünüyorsunuz! Neml ;62
Verilen bir eşyanın bakılmaz değerine ,
Bakılır bir eşyanın veriliş önemine.
Asıl olmak duygusu insanın özünde var,
Soydan gelen asalet insan azmini kırar.
Aşk dediğin oturup göz göze bakmak değil,
El ele tutuşarak hedefe varmaktır bil.
Şahsi menfaatlerden gerçek aşk çok uzaktır,
Neslin devamı için kurulan bir tuzaktır.
Aşk güzeldir, kısadır ,sonsuz değil büyüktür,
Gözler ile görülmez yalnız ruhla görülür.
Büyük aşklar yanında küçücük aşklar da var,
Fakirliği görünce onlar çatıdan çıkar.