Makaleler
Z A M A N I T U T M A K
Dokuz ay avantadır, yeter artık çık derler,
Şu dünya kulvarında önünü açık derler,
Fazla dürüst olana ne yazık kaçık derler,
Bir yıl konmuş önüne çık basamak basamak,
Sıcak anne sütüyle yaşamın tadına bak.
Bir aylık mevaleyi yeriz bir öğün gibi,
Yarına umut yoktur yarınımız dün gibi,
Günlerimiz çok kaygan aylar geçer gün gibi,
Bir yıl konmuş önüne çık basamak basamak,
Hayat gırgır şamata yaşamın tadına bak.
Yeni yılı ocak’ta, kuçayı’ni şubatta,
On üç gün ara ile buluruz martı martta,
Kaç kez olur bilinmez bahar görmek hayatta,
Bir yıl konmuş önüne çık basamak basamak,
Hayat gırgır şamata yaşamın tadına bak.
Nisan’i April ile, Mayıs’i mayıs ile,
Haziran Kiraz ayı, yaz gelir güle güle,
Temmuz Çurayi diye dolaşır dilden dile,
Bir yıl konmuş önüne çık basamak basamak,
Ayağını sağlam bas, çünkü zemin çok oynak.
Ağustos ağustos’dan, İstavrit’a eylülden,
Sonbaharın gelmiştir, vazgeçeceksin gülden,
Ekim Ohtovri olur, kış artık düşmez dilden,
Bir yıl konmuş önüne in basamak basamak,
Hayat gırgır değilmiş zamanı tutmaya bak.
Kasım Üzümayı’na, Aralık Karakış’a,
İniş yaşarsın ama, o hep benzer yokuşa,
Tipi alıp götürür, istersen bin yıl yaşa,
Bir yıl konmuş önüne in basamak basamak,
Çok kötüdür tünelin ucunda pişman olmak,
Ömür bir yıl gibidir, dört mevsimi var derler,
Yıl başını görmüşsen, aralıkta gömerler,
Göbek at, etmiş isen eğer bir ömrü heder,
Ömrün kalmış arkanda, dön de bir geriye bak,
Artık uğurlar seni, ya gülmek ya ağlamak.
Kamil HOŞOĞLU 08.02.2005
(Kafiyeli Hoş Hatıralar ve Şiirler kitabından)